Hoşgeldiniz  

Kos Adası İstanköy

telgrafhaber | 06 Şubat 2019 | Genel


telgrafhaber
bilgi@cahitozbay.com

İstanköy (Kos) Adası

Kos Adasına Nasıl Gidilir?

Bodrumdan ve Marmaris’ten gidiliyor ancak Marmaris’ten katamaran teknelerle 2 saat süreyi geçiyor, bodrumdan 45 dakika sürüyor. Turgut Reisten normal teknelerle 30 dakikada ulaşılıyor. Kataraman teknelerde 15 dakikada adaya ulaşmış oluyorsunuz.

Kos Adası Hakkında Görüşlerimiz

Ada tam bir dinlenme merkezi uzun plajları restoranları ile keyif verici. Düzenli yolları ve bisiklet yolları ile dikkati çekiyor adayı bisiklet kiralayarak gezebilirsiniz. Günlük bisiklet kirası bizim paramızla yaklaşık 10 TL restoran ve konaklama tesis fiyatları ise pansiyonlar o kadar pahalı değil, Kos’ta 2 gün kalmak yeterli.

İstanköy (Yunanca: Κως, Kos) Bodrum Yarımadası’nın karşısında, Anadolu’dan 8 mil uzakta yer alan bir Ege adasıdır. Yunanistan’in 12 Adalar Vilayeti’ne bağlıdır.2005 rakamlarına göre nüfusu 30.500’dür. Adada turizm oldukça gelişmiştir. Antik kalıntılar bulunmaktadır. İstanköy şehrinde yer alan ve hekim Hipokrat ile ilişkilendirilen bir ağaç (Hipokrat Ağacı) meşhurdur. Adada yaşayan halkın bir bölümü Yunanistan vatandaşı Türk ve Müslümanlardan oluşur. Sayıları 2.000 ila 3.000 arası olduğu tahmin edilen Türk kökenli nüfus ağırlıklı olararak Platani köyünde ve Kos şehir merkezinde yaşar.

Oniki Ada grubuna bağlı olarak Ege Denizi ‘nde Karya sahiline yakın bir durumdadır. İstanköy adası ayrıca, Meropis ve Nymphsea olarak da bilinir.

Diodrus Siculus ve Strabo  onu iyi takviye edilmiş liman olarak tanımlarlar.Onun pozisyonu,adada meşhur olarak kabul edilen şarapları ile zengin iken Ege ticareti için yüksek önem verir).

Büyük İskender ve Mısırlı Ptolemies’in idaresi altında iken (M.S. 336’dan beri) kasaba Ege’deki büyük merkezlerin birinde gelişti. Josepheus Strabo’dan aktarım yoluyla sonucu şöyle der, Mithridates, Kraliçe Cleopatra tarafından oraya depo edilmiş altınları gidip-getirmesi için yollanır. Herod’un bir yıılık maaşı atletik oyunlarda ödül kazananın kari için sağlamak zorunda olduğu söylenir.) ve oraya oğlu Herod için bir heykel dikildi.

Tarih

Kos kasabasında Agora yıkıntıları

Adaya ilk olarak Karyalılar yerleşir. Dorlar MÖ 11 yüzyılda istila ederler ve adayı Delian League (Yunan Şehir Devletleri) ye bağlarlar.

Adayı Persler iki defa istila ederlerse de başarışı olamazlar ve kovulurlar. Pers savaşları nın Yunan kültürüne ve dolaylı olarak dünya siyasi yaşamınayegane katkısı , oligarşik siyasi yapılanmanın yıkılması ve demokrasinin tartışılmaya başlaması şeklinde olur. Nitekim Ada’daki dneminde var olan zorba hükümdarlar yıkılır ve demokrası tartışılmaya başlanır. Ada, Rodos ayaklanmasından sonra güney doğu Ege’de önemli bir Atinalı istasyonu olarak hizmet vermiştir (411-407).

MÖ 336’da Demokrasi tesis edilir. Sosyal savaş (358-355) süresince yardımları nedeni ile zayıflayanAtina kuvvetleri onu birkaç yıllığına Carian prensi Mausollus a bırakırlar. MÖ 366’da Kos kasabası inşa edilir. Kısa bir zaman sonra Bizans İmparatorluğu ve Roma İmparatorluğu’nun bir parçası olur. Hellenistik çağda Kos Zenith in refahını elde eder. Onun başarısı Mısır kralları tarafından takdir edilir ve ada Mısırlılar tarafından bir dış askeri merkez olarak deniz kuvvetlerinin Ege’yi gözlemesi için kullanırlar. Ada ilerleyen dönemde Ptolamaic hanedanlığında prenslerin eğitimi için gözde dinlenme yeri haline gelir. Adanın en bilinen evletları,hekim Hippocrates, ressam Apelles, şair Philates ve Theocritus’dur. Korsanların fırsatçı akınları ve şiddetli depremler hariç, ada barışın bozulmasına nadiren tanık olur. Büyük komşusunun öncülüğünü takiben Rodos ve Kos genellikle Romalılara karşı dostça davranış göterir. M.S. 53’de serbest şehir yapılır. Ada daha sonra Venedik lilerce zapt edilir ve onlar adayı Saint John şovalyelerine satarlar(1315). İki yüzyıl sonra şovalyeler Türk istilası ile yüzleşirler ve adayı Osmanlılara bırakırlar(1525). Osmanlı İmparatorluğu adayı 1912’de İtalyanlara transfer edilene kadar 400 yıl yönetir. II. Dünya Savaşında ada 1945 yılına kadar Almanların elinde kalır. Savaş sonunda Birleşik Krallık ın korumasında iken 1947 yılında Yunanistan’a devredilir.

Coğrafya

Ada, Antik çağ zamanında deprem ve çökme sonrası ayrılmış bulunan dağ zincirinin bir parçasıdır. Bu dağlar Kalymnos ve Kappari’yi içine alır ki onlar 70 meter su altı yarığıyla ayrılır. Kos’da ceoğrafik şekillenmeyle ilgili olan geniş farklı kayalar vardır. Bunlar içinde önemlisi Quatemary tabakasıdır. Memeli fosil kalıntıları at,suaygırı ve fil gibi bulunmuştur. Filin dev donanımlı fosil dişi Atina Üniversitesi Paleontoloji müzesinde sergilenmektedir.

İstanköy adasının sahilleri Karpat Denizi suları ile yıkanır. Sahili 112 km uzunluğundadır. Ve uzun saf temiz kumsal tarafından okşanır. Onu ana endüstrisi turizm olmaya yöneltir.

Tarım ada halkının pek çoğunun birincil işidir. Buğday ve mısırın yanı sıra ana ekin üzüm, incir, zeytin,badem, domates dir.

Kültür

Kos limanı

Ada bir turist ve kültür merkezidir. Beyaz badanalı binalar pek çok hotel, restaurant ve az sayıda gece klüplerini içerir. Bar Sokakları meşhurdur. Kasaba liman girişinde 1315 yılında Rodos’un Saint Jean şövalyeleri tarafından yapılan 14. yüzyıl hisarına sahiptir.

Antik çağ hekimi Hippocrates’in İstanköy’de doğduğu düşünülür. Hippocrates’in ağacı kasabanın merkezindedir. Bir düşünce tapınağı, şimdi yaşlı ağacın dalları, yapı iskelesi kerestesi ile desteklenir. Küçük şehir ayrıca Ululararası Enstitüsü ne yuvadır. Hipokrat müzesi ona adanır. Enstitünün yanıAsklepieion harabeleridir. Orada Herodicus (MÖ 5 yüzyıl Trakyalı hekimdir, doğum yeri Slymbria SilivriHippocrates’in öğrencisi olduğu düşünülmektedir.) Hippocrates hekimliğini düşünüyordu.

İstanköy’ün ana köyleri: Kardemena, Kefalos, Tigaki, Antimachia, Mastihar, Marmari ve Pyli dir. Daha küçükleri: Zia, Zipari, Lagoudi ve Asfendiou dur. Kardemena genç İngiliz tatilcileri için şimdi popüler bir dinlenme yeridir ve çok sayıda gece kulübüne sahiptir.

Din

En yaygın din Rum Ortodoksluğudur. Adadaki en büyük dini azınlık ise Türk kökenli olan Müslümanlardır. İstanköy’de ayrıca çok sayıda cami ve bir Latin Katolik Kilisesi de vardır. Kos merkezindeki Defterdar Cami ve Platani köyündeki cami sadece dini bayramlarda ibadete açılmaktadır.

Cezayirli Hasan Paşa Câmii

Bulunduğu Yer: Platea Platanu (Hipokrat Çınarı Meydanında)

Tıbbın babası sayılan Hipokrat’in, öğrencilerine altında ders verdiği ileri sürülen 14 m çapında devâsa bir gövdeye sahip çınar ağacının gölgelediği geniş meydanda bulunan Cezayirli Gazi Hasan Paşa Camii, 1190 (1776) yılında Cezayirli Gazi Hasan Paşa tarafindan inşa ettirilmistir. Cami oniki kemer üstüne oturtulmuş olan bir revak ve namaz lıktan ibarettir. Revaka, minare yanındaki merdivenden, harime de ön cephedeki merdivenlerden doğruca girilir.

Cami avlusunda, Hipokrat çınarı yanında, başları işlemeli 6 mermer sütun üzerine oturtulmuş kubbesiyle hemen dikkatleri üzerine cekecek kadar güzel 6 köşeli bir şadırvan bulunmaktadır. Şardırvanın 12 yüzlü olan mermer su deposunun her yüzüne selvi ağaçları kazınmıştır. Bu tarz, Rodos’taki şadırvanlarda görülen işlemenin  aynıdır.

Caminin tek şerefeli ince, zarif minaresi yanından 1. kattaki geniş revaka girilir. Ahşap tavanın harap olan revak’dan namaz kılınan harime geçilir. Kapı üzerindeki, geçme mermer kemerin altını süsleyen, Türk-Osmanlı hüsn-ü hat sanatının güzel eserlerinden biri olan yazıtta: “Selâmün aleyküm tibtum fedhulûhâ hâlidin” yazmaktadır . Bir âyet olan bu sözlerin dilimizdeki anlamı: “Selâmün aleyküm, ölümsüzleşmek için içeriye girin”dir.

Sekiz işlemeli mermer sütun üzerine oturtulmuş olan düz tavanın örttüğü çekme kat harimine girildiğinde dikkati çeken ilk şey, içerideki büyük harabiyettir. Ahşap olan döşemeler tamamen çürümüş ye parçalanmıştır. Türk ağaç işçiliğinin nefis bir örneğini teşkil eden müzeyyen tavan tam bir perişanlık içinde ve çökmek üzeredir. Bu çöküşü geciktirmek için muhtelif yerlere dayanaklar ve mertekiler konmuştur.

Cami içinin yıkılmaya yüz tutmuş olmasına rağmen mermer oymacılığının nefis bir örneği olan mihrâbı, bütün güzelliği ile yerinde durmaktadir. Üzerinde: “Küllemâ dehalâ aleyhâ Zekeriyya’l-mihrâb-1190” (1776) yazmaktadır. Hariminin bütün pencereleri, daha ilk girildiğinde insanı etkileyen bir tarzda renkli camlarla süslenmiş ve bu camların üzerlerinde, herbiri ayrı ayrı bir sanat eseri olan yazılar oyma şeklinde işlenmiştir. Bunlardan birisi şöyledir: “Hüseyin Radiyallahü taâlâ anh 1290” (1873), bir diğerinde ise: “Osman Radiyallâhu taâlâ anh” yazılıdır. Üzerlerindeki tarihten bu vitraylarin, caminin inşa edildigi tarihtekiler olmadığı, bunların inşaadan tam yüzyıl sonra yapıldığı anlaşılmaktadır.

Türk Vakıf idaresi ile yapılan görüşmede, bu camii’in restorasyonu için ön çalışmaların yapıldığı, Yunan Hükümeti’nden gerekli izinlerin alımasını müteakip restorasyon çalışmalarına başlanılacağı konusunda sevindirici bir bilgi alınmıştır.

İkinci Dünya Savaşı’nda Naziler tarafından ortadan kaldırılan sinagog, İstanköy’deki Yahudi Cemaati tarafından uzun süredir kullanılamamaktadır. Ancak yakın zamanda restore edilmiş ve İbrahimî dinin sembolü olarak dokunulmamış bir şekilde varlığını sürdürmektedir. Sinagog İstanköy Belediyesi tarafından çeşitli kültürel faaliyetlerde kullanılmaktadır.

Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

GSM : 0553 821 45 35

E-posta : cahitozbay1@hotmail.com

E-posta : cahitozbay1@hotmail.com

Reklamı Gizle
Reklamı Gizle