Telgraf Haber
» 
URACİN “Yargı bağımsızlığına sahip çıkılması gerekir”
a aa
Tarih : 28 Aralık 2013 22:19
URACİN “Yargı bağımsızlığına sahip çıkılması gerekir”
Danıştay’tan Adli Kolluk Yönetmeliği'nin yürütmesine ret!
URACİN  “Yargı bağımsızlığına sahip çıkılması gerekir”
reklam
reklam

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın gerçekleştirdiği yolsuzluk operasyonun ardından Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlıkları adli kolluk yönetmeliğinde önemli bir değişiklik yaptı.

Danıştay’tan yeni yönetmeliğe ret geldi!

Danıştay 10 Dairesi’nde yürütmenin durdurulması kararı alındı. Danıştay, Kolluk kuvvetlerinin yürütmekte oldukları adli işlemlerle ilgili mülki amire bilgi vermesini öngören kararı “Yönetmelik hükümlerinin uygulanmasının ileride telafisi güç zararlar getirebileceği” gerekçesiyle iptal etti.

Bütün  bu gelişmeler yaşanırken kafalarda bir çok soru işareti oluştu. Toplum adalet kavramını ,adaletin uygulanabilirliğini sorgular hale gelirken , danıştay tarafından alınan adli kolluk yönetmeliği hakkında yürütmenin oy çokluğu ile durdurulması  ile   polisin amirine, savcının baş savcıya el koydukları  olaylar,  yakalanan kişiler ve alınan tedbirler hakkında  derhal bilgi verme zorunluluğuda kalktı.

Eğer danıştay yürütmeyi durdurmamış olsaydı adli kolluk olan polis ve jandarma amirlerine derhal bilgi vermeden adım atamayacak, operasyon yapamayacak duruma gelecekler ve savcılar başsavcıya bildirmeden operasyon için düğmeye basıp soruşturmaya geçemeyeceklerdi.

danıştay

Adli kolluk yönetmeliğinin durdurulması kararını İstanbul Barosu Dış İlişkiler Başkanı Av.Metin URACİN’e sorduk.

 Yönetenler ile yönetilenler arasında adalet duygusu ve güven  toplumda nasıl yerleşir?

URACİN: Yönetenlerin de herkes gibi yargı tarafından denetlenmesi  ile olur. Bu şu demektir.  “Yargı bağımsızlığı”. “Hukuka aykırı eylem ve işlemlerde bulunulması halinde yönetenlerin de herkes gibi yargı tarafından denetlenmesi demokratik hukuk devletinin bir gereğidir”.  Bir suç işlendiği zaman suçluyla ilk temasa geçen kamu düzeni adına kolluk kuvvetleridir. Polistir. Adli Polistir.

Adli Polis ile Polis arasındaki fark nedir? Adli kolluk nedir?

URACİN: Cumhuriyet savcısının emrindeki  kolluk adli kolluk görevlileridir. Yani Adli Polistir. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 157, 160, 161 ve 164 üncü maddelerinde ‘Adli Kolluk’  açık ve net olarak belirtilmiştir.

Biraz açar mısınız? Halk tarafından nasıl anlaşılabilir?

URACİN: Adli kolluk görevlileri adli görevlerin haricindeki hizmetlerde üstlerinin emrinde oldukları, ancak soruşturma işlemlerinde sadece Cumhuriyet savcısının emirlerini yerine getiren polislerdir.

Neden ?

URACİN: Soruşturmanın selamati için.  Soruşturmanın gizliği içindir. İhbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiğini öğrenen Cumhuriyet savcısı emrindeki adli kolluk görevlileri  ile doğrudan doğruya her türlü araştırmayı yapabilmesini teminat altına alan bir güvence olması  için.

Adli Polis (kolluk) hiyerarşik olarak bağlı oldukları üstlerine bildirirlerse ne olur?

URACİN: Soruşturma tehlikeye girer. Soruşturmanın artık selameti olmaz. Savcıların önemli yolsuzluk ve rüşvet soruşturmalarında delil toplamaları imkânsız hale getirilir.. Yürütme erki istediğini yapabilir. Vahim bir gelişme burada artık yargı işlemeyecek hale getirilir.
Hukuka, Anayasa’ya ve kanuna açıkça aykırı hükümler getiren bir yönetmelik çıkarılamaz. Açıkça aksi durumda Türkiye’de yargının çökmesi, yargıya yapılmış açık bir müdahale demekdir.
Yürütme, yargıya ağır bir darbe vurmuş denilebilir. Açılmış olan bir soruşturmanın üstü kapatılmak isteniyor manasına gelir.  Anlamakta zorlanılabilir. Vahim bir durumla karşı karşıya kalınır. Yargı bağımsızlığına sahip çıkılması gerekir.

hakimler ve savcılar kurulu

 

Kolluk Kuvvetleri Cumhuriyet savcısının emirlerini yerine getirmezlerse ne olur?

URACİN: Cumhuriyet savcısının emirlerini yerine getirmezlerse soruşturma tehlikeye girer. Bu durumda,  Cumhuriyet savcılarının sözlü veya yazılı istem ve emirlerini yapmakta kötüye kullanma veya ihmalleri görülen kolluk amir ve memurları hakkında da Cumhuriyet savcılarınca doğrudan soruşturma yapılacağı hususları kanunda  açıkça vurgulanmıştır.

Bu neden önemlidir?

Uracin: Yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı için önemlidir. Düşünelim, ‘Eşitlik’ , ‘ Güvencelik’, ‘Denetleme’ üç büyülü kelimelerdir.

Ne demektir bunlar aslında?

URACİN: Şu demektir.  İdare makamlarının bütün işlemlerinde kanun önünde ‘eşitlik ‘ ilkesine uygun hareket etmesi gerekir.
Kuvvetler ayrılığı, yargı bağımsızlığı ve hukukun üstünlüğü demokratik hukuk devletinin  temel esaslarıdır. Kuvvetler ayrılığı yasama, yürütme ve yargı erklerinin birbirinden bağımsız, birinin diğerine üstün olmadığı, iş bölümü ve iş birliği içerisinde görev yaptığı sistemdir.
Anayasamıza  göre herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayrım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir demektedir.

Bu emredicidir!

Devlet organları ve idare makamları da bütün işlemlerinde kanun önünde ‘eşitlik’rlar. Bu böyledir. Yönetilenlerin‘güvencesidir’. Hukuka aykırı eylem ve işlemlerde bulunulması halinde yönetenlerin de herkes gibi yargı tarafından ‘ denetlenmesi ‘ demokratik hukuk devletinin bir gereğidir.

adli yargı

Kanunlarla bu nasıl düzenlenmiştir?

URACİN: Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 157, 160, 161 ve 164 üncü maddelerinde.
– Soruşturmanın gizli olduğu,
– İhbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiğini öğrenen Cumhuriyet savcısının emrindeki adli kolluk görevlileri marifetiyle doğrudan doğruya her türlü araştırmayı yapabileceği,
– Adli kolluk görevlilerinin el koydukları olayları, yakalanan kişiler ile uygulanan tedbirleri emrinde çalıştıkları Cumhuriyet savcısına derhal bildirmek zorunda oldukları,
– Cumhuriyet savcısının adliyeye ilişkin bütün emirlerini gecikmeksizin yerine getirmekle yükümlü oldukları,
– Adli kolluk görevlilerinin, adli görevlerin haricindeki hizmetlerde üstlerinin emrinde oldukları, ancak soruşturma işlemlerinde sadece Cumhuriyet savcısının emirlerini yerine getirecekleri,
– Cumhuriyet savcılarının sözlü veya yazılı istem ve emirlerini yapmakta kötüye kullanma veya ihmalleri görülen kolluk amir ve memurları hakkında da Cumhuriyet savcılarınca doğrudan soruşturma yapılacağı hususları açıkça vurgulanmıştır.
Ayrıca Adli Polisin, adli görevi bulunmayan üstlerine, amirlerine, mülki idare amirlerinin de bilgilendirilmesi mecburiyeti yargı bağımsızlığı, kuvvetler ayrılığı ilkeleri ile Anayasanın ve Ceza Muhakemesi Kanunu’nun ilgili hükümlerine açıkça aykırıdır.

Biraz açar mısınız?

URACİN: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 167 nci maddesine göre düzenlenen Adli Kolluk Yönetmeliğinin kapsamında Cumhuriyet savcılarının adli görevlerine ilişkin uygulama özellikleri  düzenlenmiştir.
Başka bir ifadeyle, soruşturmanın birinci derecede sorumlusu Cumhuriyet savcısıdır. İşlenen suçun tüm boyutlarıyla ortaya çıkarılması ve şüphelilerin cezalandırılabilmesi amacıyla, Cumhuriyet savcısı ile kolluk birimlerinin tam bir işbirliği ve koordinasyon içinde çalışmaları bir zorunluluktur.
Ceza Muhakemesi Kanununun 160 ıncı maddesine göre,
Cumhuriyet savcısının ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiğini öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri  marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu düzenlenmiştir.

Bu durumda  Cumhuriyet Savcıları soruşturma yaparken  Adli Polis Valiye, Kaymakama, İl Emniyet Müdürüne, İlçe Emniyet Amirine, İl Jandarma Alay Komutanına kısaca idari ve hiyerarşik üslerine ve amirlerine bilgi vermeyecek midir?

URACİN: Soruşturma tedbir almak da dahil burada sıralı ve büyülü kelimelerden  fazla olan bir şeydir. Gizli yürütülmesi gerekir. Bu çok önemlidir. Bilgi sızmasının engellenmesi için gereklidir. Delillerin karartılmasının önüne geçilmesi için elzemdir. Suç işlediğinden kuvvetle şüphelenilen kişinin kaçmasını da  önlemek gerekir.
Açıklanması gereken büyülü kelimeler ‘ suç işlenmesinin önlenmesi’, ’ kamu düzeni’ ve ‘kamu güvenliğinin korunması’  ‘ istihdam’ ve ‘tedbir ‘ kelimeleridir. Soruşturma ile alakalı kelimeler gibi ama gizlilik ilkelerinin dışında olan kodlanmış kelimelerdir.

Burda valiye düşen görev nedir ?

URACİN: “Vali, il sınırları içinde bulunan genel ve özel bütün kolluk kuvvet ve teşkilatının amiridir. Suç işlenmesini önlemek, kamu düzen ve güvenini korumak için gereken tedbirleri alır. Bu maksatla Devletin genel ve özel kolluk kuvvetlerini istihdam eder, bu teşkilat amir ve memurları vali tarafından verilen emirleri derhal yerine getirmekle yükümlüdür.”

Kaymakam ?

URACİN: 5442 sayılı İl İdaresi Kanununun 32 nci maddesinde;
“Kaymakam, ilçe sınırları içinde bulunan genel ve özel kolluk kuvvet ve teşkilatının amiridir. Suç işlenmesini önlemek, kamu düzen ve güvenini korumak için gereken tedbirleri alır. Bu maksatla Devletin genel ve özel kolluk kuvvetlerini istihdam eder. Kanun, tüzük, yönetmelik ve Hükümet kararları hükümlerinin yürütülmesi için emirler verir. Bu teşkilat amir ve memurları kaymakam tarafından verilen emirleri derhal yerine getirmekle ödevlidir.” hükümleri yer almaktadır.

jandarma

Jandarma ?

URACİN: Jandarma Teşkilatı Görev ve Yetkileri Yönetmeliğinin 13 ve 14 üncü maddelerinde jandarma bölge komutanları ile il jandarma alay komutanlarının bütün jandarma iç güvenlik birliklerinin sorumlu amiri ve komutanı olduğu düzenlenmiştir.

Burada hiyerarşi nasıl işler ?

URACİN: Yönetmeliğin  146 ncı maddesinde “Her gün saat 11 bütün Türkiyede emniyet ve asayiş saatidir.
Mülki amirler asayiş saatindeki toplantının zamanında yapılması için gerekli önlemleri alır. Belirli bir iş olsun ya da olmasın tam bu saatte ve önemli olaylarda saate bağlı kalınmaksızın derhal, Jandarma iç güvenlik birlik komutanları ve en büyük polis amiri (bulunmadıkları takdirde vekilleri) birlikte en büyük mülki amirinin, bulunmadığı takdirde vekilinin yanına davet edilmeden giderler.
Jandarma iç güvenlik birlik komutanları ve en büyük polis amirleri 24 saat içinde kendi görev ve sorumluluk bölgelerinde meydana gelen bütün olayları ve aldıkları haberleri, bunlara karşı alınan veya alınması gerekli bulunan tedbirleri ve önerilerini bildirirler ve o gün için görevde kullanılabilecek kuvvet miktarını açıklarlar.” hükümlerine yer verilmiştir.

Hangi kolluk görevlilerinin  hangi görevleri üstleneceğine kim karar verir?

URACİN: Soruşturmaya ilişkin işlemlerin hangi kolluk görevlileri tarafından nasıl ve ne şekilde yerine getirileceğine karar vermek ve ilgili kolluk görevlilerini gözetlemek ve denetlemek, görevin en iyi şekilde yerine getirilmesini temin etmek üzere kolluk personelini ve çalışmalarını organize etmek en üst dereceli kolluk amirinin kendi teşkilat mevzuatından kaynaklanan bir yetki, görev ve aynı zamanda sorumluluğudur.

Polisin görevi bu aşamada nerededir?

URACİN: 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanununun 2 nci maddesinde, kanunlara, tüzüklere, yönetmeliklere, Hükümet emirlerine ve kamu düzenine uygun olmayan hareketlerin işlenmesinden önce bu kanun hükümleri dairesinde önünü almak ve işlenmekte olan bir suçun işlenmesine veya devamına mani olmak, polisin görevi olarak düzenlenmiştir.

Jandarma?

URACİN: 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanununun 7 nci maddesinde de, jandarmanın görevleri arasında suç işlenmesini önlemek için gerekli tedbirleri almak ve uygulamak olduğu belirtilmiştir.

Burada amaç  yargının üstünde hiç bir güç ve etkinin olmamasınıı sağlamaktır  denilebilir mi?

URACİN: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun “Soruşturmanın gizliliği” kenar başlıklı 157’nci maddesinde,

“Kanunun başka hüküm koyduğu haller saklı kalmak ve savunma haklarına zarar vermemek koşuluyla soruşturma evresindeki usul işlemleri gizlidir.” hükmüne yer verilmiştir. Söz konusu maddenin gerekçesinde, soruşturma evresinin genel olarak ve esas itibariyle kamuya karşı gizli biçimde cereyan edeceği, soruşturma evresinin gizliliğinin ceza adaletinin doğruluk, dürüstlük ve gerçeğe ulaşma ilkelerine uyulması için bir zorunluluk olduğu, her şeyden önce suçsuzluk karinesinin sağlam tutulabilmesi yönünde vazgeçilmez nitelik taşıdığı, aksi takdirde yargısız infazlar sonucu insanların ıstıraplara sürüklendiği ve suçsuzluk karinesinin böylelikle lafta kaldığı ifade edilmiştir.

Çözüm öneriniz nedir?

URACİN: Bizim ülkemizde de ‘Adli Kolluk’  müessese olarak kurulmalıdır.  Batıda bu vardır. Adli Kolluğun artık kurulma zamanı gelmiştir.

Yazı ve Söyleşi: Handan KOLTUK

Etiketler :

DİĞER MANŞET HABERLERİ

    • Cahit Özbay Münih’de Gazetecilik Eğitimi Verdi

      Cahit Özbay Münih’de Gazetecilik...

      haberbayern.de internet haber sitesinden alıntı. Cahit Hoca Haberbayern Davetlisi Olarak Münih'teki Gazetecilere Eğitim Verdi Cahit Özbay Gazetecilik Akademisi'nin kurucusu ve hocası tecrübeli...

    • YELDEĞİRMENİ SANAT MERKEZİNE KAVUŞUYOR

      YELDEĞİRMENİ SANAT MERKEZİNE KAVUŞUYOR

      Yel değirmeni Sanat’ın binası, 1895 Sainte-Euphemie Ortaokulu’nun bir parçası olan Notre Dame du Rosaire Kilisesi olarak inşa edilmiştir. Sainte-Euphemie Ortaokulu kompleksi, özgün durumda manastır, kilise ve...

    • GAZETECİ YAZAR CAHİT ÖZBAY’IN LIAY VAKFI MERKEZİNDE KONFERANSI VE İMZA GÜNÜ

      GAZETECİ YAZAR CAHİT ÖZBAY’IN LIAY VAK...

      11 Mart Salı günü Liay Vakfı Merkezi,  Kilerci başı Köşkü,  duayen Gazeteci  Cahit Özbay'ın “Dünyada ve Osmanlı’da Basının Tarihsel Gelişimi” seminerine ve yeni kitabının imza gününe ev sahipliği...

    • Hocalı katliamı kurbanları anıldı

      Hocalı katliamı kurbanları anıldı

      Azerbaycan'ın Hocalı kasabasında, 22 yıl önce Ermeni askerlerince katledilen 613 kişi, Ortaköy Meydanı'nda düzenlenen programla anıldı. Avrupa Azerbaycan Topluluğu (TEAS) tarafından düzenlenen programda,...

    • KADIKÖY’LÜ KADINLAR , ” KADINA YÖNELİK ŞİDDETE VE ADALETSİZ BİR DÜNYA’YA DUR” DEMEK İÇİN DANS ETTİ.

      KADIKÖY’LÜ KADINLAR , ” KA...

      Tüm dünya'da ''One Billion Rising'' eylem grubunun aynı anda gerçekleştirdiği dans etkinliğine büyük ilgi gösteren Kadıköylü kadınlarla birlikte, Belediye Başkanı Selami ÖZTÜRK' de katıldı. Başkan Selami...

Bu habere hiç yorum yapılmamış.