Telgraf Haber
» 
KAPALIÇARŞI’DA KADIN OLMAK
a aa
Tarih : 09 Nisan 2014 8:56
KAPALIÇARŞI’DA KADIN OLMAK
KAPALIÇARŞI’DA KADIN OLMAK
reklam
reklam

KAPALI ÇARŞI “KAPALI KUTU”

“Dünyanın en eski ve büyük kapalı çarşısı olan Kapalı Çarşı nın temeli 1461 yılında, Fatih Sultan Mehmet’in emriyle atılmış, 30.700m2 alanda, 66 sokak ve 4000 e yakın dükkandan oluşan dev labirent”

Ticari ahlak ve törelere çok önem verilen, rekabetin kesinlikle yasak olduğu ve erkeklerin egemen olduğu bir dünya olmuş” Kapalı çarşı”.

Gizemini, büyüsünü her zaman korumuş” Kapalı Çarşı”. Dünyanın her yerinden, her gün ziyarete gelen binlerce konuğunu ağırlamaya devam ederken; Çarşı da son yıllarda bayan patronlar da söz sahibi olmaya başladı.

Üç kuşaktır” Kapalıçarşı “lı bir aile olan Otoğlu ailesinin yeni nesil temsilcisi de bir bayan.
Çarşının saygın kişilerinden biri olan Hasip Baba’nın kızı Janet Otoğlu.
İşi aileden devralan Janet hanım bize Kapalıçarşı’yı, kendi dükkanını, hedeflerini ve Kapalıçarşı’da kadın olmayı anlattı…..

1) Bize kendinizi tanıtır mısınız? Kaç yıldır Çarşı’ dasınız?

1967 İstanbul doğumluyum. Ermeni bir annenin, Süryani bir babanın kızıyım. Annem İstanbullu, babam Mardin’li. Bu karışım beni Türkiye’li yapıyor ama genede “Mardin’liyim”demek hoşuma gidiyor. Kendimi bana çok ayrıcalıklı hissettiriyor. Halkla İlişkiler mezunuyum. Yaklaşık on beş sene Nuruosmaniye’de mücevher firmalarında takı tasarım ve halkla ilişkiler müdürü olarak çalıştım, sonra Kapalıçarşı’da babamın işini devralmak zorunda kaldım. Birbuçuk senedir Kapalıçarşı’dayım. Bu gidişle ölene kadar da kalacağım galiba.

2) Kapalıçarşı’ lı olmanın kendine has kuralları varmış. Bunları bizimle paylaşır mısınız?

Benim çocukluğumda Kapalıçarşı’lı olmak bir ayrıcalıktı artık değil. Her ne kadar turist olsa bile dünyadan kopuk bir yer. Ben Kapalıçarşı’ya modern hapishane diyorum. Haftanın altı gunü Yaklaşık sabah 08:30 dan akşam 19:30 a kadar hayatınızı modern hapishanede geçiriyorsunuz. O devasa çarşıda hep aynı yüzler, aynı sesler aynı sözler. ” Hello, please, Madam” vs

3) Kapalıçarşı’ da neler değişti?
Çocukluğumda karşı dükkanda dikiş makineleri satan bir amca vardı hayal meyal hatırlıyorum. O yok artık. Her sene hamursuz bayramlarında bize hamursuz yollayan, Bensiyon Amca da yok.” Bugün yeterince sattım komşumdan alın lütfen” diyen komşu dükkanda yok. Ben ilkokuldayken babam cumartesileri dükkana getirirdi beni. Deri mont, ceket satardı o zamanlar. Sabahtan öğlene kadar dükkanda kalırdım. Elime bir bez verirdi derileri silerdim. Öğleden sonra İstanbul Erkek Lisesine kursa götürürdü beni. Çıkışda gene gelir kaldığım yerden devam ederdim. Bu kadar çok çocuk yaşta çalışan görmezdim. Herkes çok şık ve çok kibardı. Önce iş yerleri değişti, sonra o kibar asil insanları. O insanlar gitti ya sattılar yada kiraya verdiler dükkanlarını. Böylelikle iş alanları da yavaş yavaş değişti. O eski beyefendilerden az da olsa var ama yetmez. Çarşıya geldiğimde pek farkına varmadım zaman geçince fark ettimki her dükkan başka bir dünya. Her tezgahın önü çalışanın veya patronun ruh halini, yaşam tarzını, hayat görüşünü yansıtmakta. Bence eskiden bu kadar farklılık yoktu; Çünkü İstanbul da yaşamak bir ayrıcalıktı. Bir adabı usulü vardı ister istemez bu da çarşıya yansırdı. İşin özü önce iş alanları değişti sonrada bu iş alanlarına ayak uyduramayan, kendini yenilemeyen yada yenilemek istemeyen o güzel insanlar.
4) Kendi işinizi bize anlatır mısınız? Hedefleriniz nelerdir? Aynı işi yapan başka dükkanlarla ilişkileriniz nasıl?
20 yıldır babam lokum, baharat, çay, bakır cezve vs satıyordu. Bir sene boyunca babamla çalıştım. Bir müddet sonra fark ettimki bu işin kaçışı yok dükkan bana kalacak. Nitekim Babam küçük bir ameliyat geçiripte gelemeyince bana kaldı. Çok eski bir dükkandı. Babam evde istirahat ederken fırsat bu fırsat dedim ve yenilenmeye karar verdim. Yardıma ihtiyacım vardı ve tam o sırada İlhan Abim imdadıma yetişti. Bir el attı ve mucizeler yarattı. Dükkanımın ismini değiştirmedim ama Tavuskuşu bir logom var. Yabancılar çok beğeniyorlar devamlı resmini çekiyorlar. Küçücük ama kullanışlı bir dükkan oldu. Aynı işe devam etmeye karar verdim tabi biraz değişiklikler yaparak. Satılan ürünlerin dışında yeni ürünlerde koydum. Yenilikleri takip etmeye çalışıyorum. Lokum, çay, baharat, bakır obje vs çeşitlerimi yeniledim. Iki dükkan yanımda lokum ve baharat satan güzel bir dükkan var bende olmayan üründe müşteriyi onlara yönlendiriyorum. Onlarda bana aynı şekilde. Aramızda sorun yok. İkimizde biliyoruz ki herkes kendi kısmetini yer. Diğer sokaklardaki benzer ürünler sattığımız esnaf arkadaşlarda destek oldular. Ürün seçimimde, satış politikalarında. Şanslıyım ya şanslıyım çok şükür. Hedeflere gelince zaman içerisinde değişebiliyor aslında. En büyük hedefim parmakla gösterilen iyi bir esnaf olmak. Babamın adının ekmeğini yiyor şanını kullanıyorum. Bir gün gelecek ” Hasib’in kızı değil Janet ” olarak anılmak isterim. Tabi babama layık bir evlat olarak. İlerde bir dükkanım daha olsun isterim, Yurtdışında tanınmak isterim, kimsenin bilmediği işi keşfedip başlatmak isterim.

5) Peki Kapalıçarşı’ da başka kadın işletmeci var mı? Kapalıçarşı da kadın olmanın zorlukları varmı? Dükkan komşularımızın size karşı tutumu nasıl?
Kapalıçarşı daki kadın esnaf sayısı ise parmakla gösterilecek kadar az umarım gitgide çoğalır. Ben yıllardır hep erkeklerle çalıştım. İşim gereği mücevher firmalarında olduğumdan Allah’tan alıştığım erkek hegemonyasına. İyiki de öncesinde çalışmışım yoksa bu kadar güçlü olamazdım. Babam bile zorlandı benimle ne de olsa kızıyım. Etraf erkek dolu ve dilin kemiği yok. Farkında olmadan yada bilerek kötü konuşmalar yapıyorlar. İlk zamanlar üzülüyordu. Sonra fark etti ki kızı üstesinden gelir erkek Fatma nasılsa dedi alıştı. Alışmak zorundaydı da zaten. Kapalıçarşı’da kadın olmak zor. Örneğin istediğiniz gibi giyinemiyorsunuz, hareketlerinize dikkat etmelisiniz tabi söylemlerinize de. Ben her zorlandığımda, olaya başka tarafından bakmaya çalışırım. Çarşıda kadın olmak zordu peki ayrıcalıkları nelerdir diye düşündüm ve keşfettim. Öncelikle ben herhangi biri değildim “Hasip Otoğlu’ nun kızıydım”. Çarşıda amcalarım, akrabalarım vs vardı. Geldiğim ilk günden itibaren güvenlikteki memurları, temizlik ve çöp toplayanları, sokağımın dışındaki esnafları yavaş yavaş tanımaya başladım. Hep aynı yolları kullanmadım farklı yollardan yürüyerek hem esnafın beni hemde benim onları tanımamı sağladım. O kadar çok insan tanıyorum ki tanıdıkça kendimi çok daha güçlü hissediyorum. İlk zamanlar bu kız sıkılır gider diyorlardı yıldırma politikaları da oldu. Ama benim hakkımda bilmedikleri bir şey vardı. Ben gücümü güçsüzlerden alırım. Ben gücümü beni hakir görenlerden alırım. Ben gücümü “asla yapamasın” diyen cümleden alırım. Korktuğum zamanlarda oldu ya yapamazsam başaramazssam dediğim zamanlar. Sonra, ya yapabilirsen, ya başarabilirsen dedim kendi kendime. Gelen turistlerin içinde beni tebrik edenler çok oldu.” Çarşı erkek dolu ilk defa kadın gördük tebrik ederiz “diyenler, kadın olduğum için özellikle alışveriş yapanlar vs. Kimisi dile getirmesede küçük bir gülüş, bir bakışla anlatanlar. Aslında çok ama çok şanslıyım zor olanı başardım ve kendimi çok özel ve ayrıcalıklı hissediyorum. Bu arada beni kabullenenlerin olduğu gibi kabullenemeyenler de var. Bence mahsuru yok zira bu onların problemi artık benim değil. Zaman her şeyin ilacıdır acele etmeye gerek yok. Büyüklerimiz ne demiş “USULETLE VE DE SUHULETLE “
“Kapalıçarşı’ya yolunuz düşerse beklerim. Ben hergün, Koltuk Kazazlar  No:12’deyim.”

 

RÖPORTAJ: YEŞİM ANARAT

FOTOĞRAF: ERTUĞRUL YAZGI

 

 

 

 

 

 

 

DİĞER KÜLTÜR VE SANAT HABERLERİ

    • EZGİ & HAKAN TEZONAR YENİYIL KONSERİ  CKM DE OCAK AYINDA GERÇEKLEŞTİRİLECEKTİR.

      EZGİ & HAKAN TEZONAR YENİYIL KONS...

      Piyano sanatçısı ve eğitmen, Ezgi ve Hakan Tezonar çiftinin Yeni yıl Konseri bu yılda (CKM)  Caddebostan Kültür Merkezi'nde 07.01.2015  tarihinde saat 20.00 de Büyük Salonda gerçekleştirilecek olup,...

    • HOŞGELDİN ” ŞARLO BEBEK “

      HOŞGELDİN ” ŞARLO BEBEK “

      ŞARLO 100. YILINDA OYUNCAK MÜZESİ'DE İngiliz sinema yönetmeni, oyuncu ve yazar, Charlie Chaplin yarattığı "ŞARLO" karekteri ile özdeşleşmiş ve öyle anılmış ,sinema tarihinin en önemli kişilerinden biri....

    • SARAYLARIN DÜNYACA ÜNLÜ TABLOLARI DOLMABAHÇE’DE

      SARAYLARIN DÜNYACA ÜNLÜ TABLOLARI DOLM...

      İnşa edildiği Sultan Abdülmecit Dönemi'nde tahta çıkmaya aday veliahtların ikametine ayrılan Dolmabahçe Sarayı Veliahd Dairesi, Tanzimatla birlikte, şehzadelerin dışa kapalı sürdürdükleri hayatın sona...

    • LANDART

      LANDART

      Avusturya Vorarlberg’de yaşayan Sosyal pedagog Nehir Erdoğan  ile LANDART projesi  hakkında bir söyleş yaptık ve bu güzel projeyi sizlerle paylaşmak istedik.. Merhaba Nehir Hanım  bize Landart  hakkında bilgi...

    • İstanbul’un Çerkezlerinden muhteşem gece

      İstanbul’un Çerkezlerinden muhteşem gece

      İSTANBUL AJANSI Program, dün akşam, Bahçelievler Necip Fazıl Kısakürek Kültür Merkezi'nde gerçekleşti. Adığe Dil Derneği (ADDER) ve İstanbul Çerkes Derneği'nin ortak çalışması olan programa, İstanbul'daki...

Bu habere hiç yorum yapılmamış.