Telgraf Haber
 » 
GÜN KÖMÜR KARASI
a aa
17 Mayıs 2014 12:58
Leyla Karadag
Leyla Karadag GÜN KÖMÜR KARASI

Annemin babamı her sabah işe yollarken ettiği duaları hep merak ederdim. Duasını bitirmeden dönmediği o kapı, ekmek kokardı. Annemin duasıyla işe giden babamın getirdiği ekmek kokusuydu. Babam işe gidip gelene kadar susardı annem. Hiç anlamazdım niye susardı ki. Babamın eve gelişiyle annemde başlayan tebessüm bir başkaydı. Annem babama yoksa çok mu âşıktı? Çocuk aklıyla anlamazdım ama mutluydum, mutluyduk. Hele babamın evde olduğu zamanlarda annemin babam için yaptığı o hazırlıklar bir başkaydı. Takılmadan geçmezdim anneme ‘‘babam da olmasa yapmayacaksın bize bu güzel yemeklerden’’ diye. Tebessümü eksik olmayan annem ‘‘babanı mı kıskanıyorsun? O bizim çalışıyor bu kadarını da hak ediyor’’ derdi. Gülerek çıkardım mutfaktan. Evet, eminim annem âşıktı babama. Bende onlara.

Bazen babam işten mutsuz gelirdi. Kurulan sofraya oturmadan geçerdi odasına. Babam susardı, o sustukça annem de susardı. Böyle günlerde hemen karnımızı doyurup uyuturdu annem bizi. Babamın suskunluğunda annemde susarak anlıyorum derdi sanki gözleriyle ona. Biliyorum bir şeyler olmuştu. Ama koca yürekli babam belli etmek istemezdi bize. Ölümü nasıl anlatabilir ki. Anlatsa anlarmıydık. Yanı başında ölen arkadaşlarını hangi cümleyle açıklayabilir ki bize. Son anlarında arkadaşlarının emanet ettiği sözleri nasıl teslim edecekti ailelerine. Babamın omzunda ki yükü hiç görmezdik. Dedim ya babam koca yürekli adamdı hissettirmezdi bize.  Bizde anlamazdık zaten. Annem hisseder gözleri buğulanır ama oda susardı babam gibi. Babam konuşana kadar susardı. Merak ederdim niye ikisi de üzgün diye. Sorardım. Babam hemen gözlerindeki umutsuzluğu silip ‘‘yoruldum biraz o yüzden’’ der hemen konuyu derslerimize getirir, unuttururdu bize. Nasıl gurur duyarak anlatırdık babama derslerimizden aldığımız güzel notları. Mutluyduk biz. Çünkü akşamları eve gelen babamız vardı.

Şimdi artık annem ekmek kokan kapımızın önünde babamın bir daha gelmeyeceğini bilerek bekliyor. Kömür kokusunu saran evimizin çöken direkleri altında bizde yandık. Annemin beklerken Rabbine emanet ettiği babam yok artık. Evlatları için yerin metrelerce altında çalışıp yeryüzüne hasret kalacak kadar fedakârdı babam. Ve babamın işteyken annemin neden sustuğunu daha iyi biliyorum. Nefes almanın zor olduğu bir yerde çalışan babama aldığı rahat nefesi ihanet olarak sayardı annem. Ve babamın işten eve gelip sustuğu zamanları artık bir başka anlıyorum. Çünkü şimdi de arkadaşları susuyorlar. Gözlerini kaçırıyorlar benden. Biliyorum cevabını veremeyecekleri soruyu sormamdan korkuyorlar. Ama soruyorum ‘’artık kömür kokusunu her duyduğumda acısını yüreğinde hissettiğim babamın kapkara yüzü gelecek aklıma ve her ‘’baba’’ dediğimde ‘‘canım kızım’’ diye bir cevap verenim olmayacak. Bu yüzden söyleyin babamı kim geri getirebilir bana? Zamansız ölümü kim anlatabilir? Anlatabilir misiniz bana? Yada her ‘‘baba’’ kelimesini duyduğumda yaşadığım o acının yüreğimi sızlatmasını kim dindirebilir. Babam ölürken çok canı yandı mı? Sadece başınızı eğecek veremediğiniz cevaplar altında ezileceksiniz. Bir zamanlar babam gibi.

Babasını kaybetmiş bir evlat değilim ama Soma’daki kardeşlerimin babasızlığını anlayacak kadar insanım. İnsanlığımızı çıkarlarımızın arasında kaybetmemek ümidiyle.

Bu habere hiç yorum yapılmamış.