VEFA’DA VEFASIZLIK

vefa2vefa4Kiliseden camiye çevrilen Molla Gürani Camii’nde tarih siliniyor. 800 yıllık yapıda papaz odası tuvalete çevrildi. Mozaiklerin üzeri badana ile örtüldü. Girişe prefabrik ev yapılıp kat çıkıldı.

Vefa Kilise Camii İstanbul’un Vefa semtindeki bir dini yapıdır. Kilise olasılıkla Aziz Theodoros’a adanmıştı. Kompleks, Bizans mimarisinin Komnenos ve Palaiologos dönemlerine ait bir örneğidir. Vefa Kilise Camii Doğu Ortodoks kilisesi formunda olup, Yunan haçı planına göre yapılmıştır. İstanbul’un Fethi’nden sonra cami olarak kullanılmıştır.

Yapı İstanbul’un Fatih ilçesinde Vefa semtindedir. Diğer büyük Bizans yapısı olan Vefa’daki Kalender hane Camii’ne bir kilometreden daha az uzaklıktadır. Süleymaniye Camii’nin ise birkaç yüz metre güneyindedir.

İstanbul’un üçüncü tepesi sırtlarında yer alan binanın ilk hali hakkında kesin bir bilgi yoktur. Kilisenin, duvarcılık işine göre 11. yüzyıl sonu, 12. yüzyıl başlarında I. Aleksios Komnenos döneminde yapıldığı anlaşılmaktadır. Aziz Theodoros’a adanmış olup olmadığı da kesin değildir. Yapı Dördüncü Haçlı Seferi’nden sonra Konstantinopolis’in Latin kontrolünde olduğu dönemde Roma Katolik kilisesi olarak kullanıldı.

Osmanlı Devleti’nin İstanbul’u fethinden kısa bir süre sonra kilise, Fatih Sultan Mehmed’in hocası âlim Molla Gürani tarafından cami haline getirildi. Molla Gürani kısa süre sonra İstanbul’un ilk müftüsü olacaktı. Cami daha sonra onun adıyla isimlendirildi. 1883 yılındaki bir yangında ağaç kısımları yandı ve cami tahrip oldu. Binanın kuzey ve güney cephelerindeki yan dehlizler 1833 yangınında yok olmuştur. Yapı 1937 yılında kısmi bir restorasyon gördü. Mozaikleri yeniden keşfedildi ve temizlendi.

 ‘Molla Gürani’ adını alan Vefa’da ‘Kilise Cami’ olarak da bilinen Kiliseden camiye çevrilen ve UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan 800 yıllık yapıda Bizans döneminde ‘papaz odası’ olarak kullanılan bölüm fayans döşenerek tuvalet haline getirilmiş, aynı döneme ait kapılar beton dökülerek kapatılmış ve Caminin bahçesine bir de gecekondu inşa edilmiş.  Bunların dışında sütunların büyük bölümü, detaylar ve bezemelerin üzerleri de sıva, boya, kaplama ve halıyla örtülerek detaylar ve bezemeler tahrip edilmiş durumda. 2010 yılında basında yer alan haberlerin ardından Vakıflar Genel Müdürlüğü restorasyon kararı aldığını açıklayıp 2011 projelerine dahil ettiğini duyursa da aradan geçen üç senede hiçbir değişiklik yapılmadı. Halbuki Vakıflar Genel Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, “İlgili koruma kurulunun onayını müteakip onaylı restorasyon projeleri doğrultusunda gerekli restorasyon çalışmalarına başlanılacaktır” denilmişti. Uzmanlarsa eski Bizans kilisesi için yetkilileri uyarıyor. UNESCO Dünya Mirası listesinde olan caminin bahçesinde inşa edilen iki gecekonduda insanlar yaşamaktadır.

Haber ve fotoğraflar: Leyla Karadağ-Hasan koker