AHISKA’YI DUYDUNUZ MU?

Ne yalan söyleyeyim. ‘Ahıska’  adını ilk kez o yaşlı teyzeden duymuştum. İstanbul nire Kırgızistan’ın başkenti Bişkek nire? bir iş nedeniyle gittiğim Bişkek’te evlerine misafir olduğum ‘Bayraktar’ ailesi beni hayli şaşırtmıştı. Doğu Anadolu ağzıyla Türkçe’yi konuşuyorlardı. Hani biraz Azeri lehçesi kokan Türkçe’yle. ‘Biz Ahıska’lıyız oğul’ elbette Türkçe konuşuruz. Sonra torunu Eldar Bayraktar’la tanıştım. İbrahim Tatlıses dinleyen, göğsünde İstiklal Marşı bezeli tişört giyen Eldar’la. Cennet Teyze anlattı: ‘Biz Osmanlı’nın Doğu Anadolu’daki son şehrindeydik. İmparatorluk dağılınca Rusya tarafında kaldık. Türkiye sınırının hemen dibindeydik. Horozumuz ötse Türkiye’den duyulurdu. Stalin bizi bir gecede Ahıska’dan çıkarıp sürgün etti. Yıllarca yersiz yurtsuz dolaştık. Ama Ahıska’yı hiç unutmadık. Dilden dile anlattık durduk. Sibirya sürgününden sonra bizi Kırgızistan’a sürdüler. Şimdi burada yarı göçebe yarı sürgün hayatı yaşıyoruz.’

Gerçekten hem sürgün hem göçebe hayatı yaşıyordular.Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’in Papenof bölgesinde toplanmıştı Ahıska Türkleri. Seslerini dünyaya duyurmak istiyorlardı. Bugün Gürcistan sınırları içinde kalan Ahıska, Cennet Teyze için bir hayalse kim bilir belki torunları için bir gerçek olur.

Geçtiğimiz günlerde Gürcistan Başbakanı Bidzina İvanişvili, Fransa’nın Strazbourg kentinde gerçekleştirilen Avrupa Konseyi Parlementerler Meclisi’nde Ahıska Türkleri’nin geri dönüşünü sağlayacağına dair söz verdi.

‘Önümüzdeki beş yıl içerisinde anavatanlarına dönmek isteyen Ahıska Türkleri’nin dönüşünü tamamlayacak ve hepsine vatandaşlık haklarını iade edeceğiz’ diyen İvanişvili, süreci hızlandırdıklarını belirtti.

Şimdiye kadar dönüş için başvuran 700 kişinin tüm haklarına kavuştuğunu söyleyen İvanişvili, konuyu sonuna kadar takip edeceğini belitti.

Bu haberi duyduğumda çocuklar gibi sevinmiştim. Anavatanından koparılan insanların hikayelerine hep ilgi duymuşumdur. Duygu dünyamda kendimi hep sürgünlerin yerine koymuşumdur.

Bugünlerde gerek Türk Hükümeti’nin ve özellikle Dışişleri Bakanı’nın girişimleri Ahıska Türkleri’nin yüreğine su serpmiştir. Bişkek’te bulunan Ahıska Türkleriyle yaptığım görüşmelerde dönüş için umutlu olduklarını belirtmişlerdir.

Hani biz de bir söz vardır ya ‘gitmek mi zor kalmak mı zor’ diye. Ahıskalı Cennet Teyze’ye sormuştum? ‘Cennet Teyze gönderseler Ahıska’ya gider misin?’ ‘Ah ki ah,vatana gidilmez mi? Gitmek ne kelime yolunda ölürüm.’

Öğrendiğim kadarıyla Cennet Teyze vefat etti Bişkek’te. Sanırım torunu Eldar’a vasiyet etmiştir. Ölmeden Ahıska’ yı bari sen gör diye.

Yazımı Can Yücel’in bir şiiriyle bitireyim de biraz nefeslenin.

En uzak mesafe ne Afrika’dır

Ne Çin,

Ne Seyyereler,

Ne yıldızlar geceleri ışıldıyan….

En uzak mesafe İki kafa arasındaki mesafedir, biribirini anlamayan.’

Muharrem Ergül

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir